Bilgisayar sahibi olmak

Bilgisayar sahibi olmak, cüzdanınızla ortaklaşa vereceğiz bir karardır ve bu kararı çift olarak verdikten sonra, alım süreci, araştırmayla birlikte başlar. Bu sancılı süreçte, aşerir gibi davranışlar gösterebilirsiniz. “O mu olsun, bu mu olsun?“, “Bunu istiyorum, yok şu daha güzel”, “Bunun çekirdekleri iyi, bunun ram’i,” derken bir gün bir bakmışsınız nur topu gibi bir bilgisayarınız olmuş.

Sancılı süreç bitti zannetmeyin, daha beteri kapıda sizi beklemektedir.
Bilgisayarın istekleri hiç bitmez. Sabahlara kadar oturur, onunla ilgilenirsiniz. Hard diski ikiye bölmek, klasörleri ayarlamak, müziklerinizi, resimlerinizi, filmlerinizi yüklemek, sıklıkla kullandığınız programları kurmak zahmetli iştir, emek ister.

Bilgisayarınız, her ay 2 yaş alır.
Birinci ayın sonunda, “Ohh rahata erdim,” dersiniz. Yeni dillenmeye başlayan bıcırık bir çocuk gibi neşelidir artık bilgisayarınız. Onunla oyunlar oynar, bazen de ileride sizin istediğiniz gibi bir bilgisayar olsun diye onunla ciddi ciddi konuşup, yapılandırmaya devam edersiniz.

Bu süreç, bilgisayarınız 5-6 aylık (12 yaş) olana kadar devam eder. Artık bilgisayarınızın ergenlik dönemi kapıda sizi beklemektedir. “Ne güzel ısınmıyor, eskisi neydi öyle ama bu bilgisayar harika,” derken onu zorlamaya başlarsınız. İki güçlü programı arka planda çalıştırırken, bu esnada müzik dinlemek istersiniz; o sırada internette dolaşayım ve aynı anda da film indireyim hevesleri, bilgisayarınızın ergen bir çocuk gibi, “Bu nö böylö,” “Bön ayrı evö çıkocom,” “Çalışmok istömüyörüm,” şeklinde size isyan etmesine sebebiyet verir. Bu isyan, ısınma, hard disken çıkan acayip sesler, sık sık ekranda beliren, updatelerle kendini gösterir. Vurarak çalıştırmak ve aç-kapa ceza yöntemi, bilgisayarınızın daha çok isyan etmesine ve sizden uzaklaşmasına neden olur. Bu yüzden, anlayış ve sabır bu noktada önemlidir.

Bilgisayarınız yaş aldıkça, onu yavaş yavaş anlamaya başladığınız bir sürece girersiniz. O artık bir yetişkindir, sınırları ve talepleri vardır. Filmi sonra da indirebilirsiniz, 3-4 programı aynı anda açma heveslerinizden ufak ufak vazgeçersiniz. Size bu kadar yüklenilse, ne tepki vereceğinizi bir düşünün, ısınmaz mısınız?

Bilgisayarınız 9. ayın sonuna gelip reşit olduğunda, karşınızda kapı gibi duran, sizin boyunuza erişmiş, sizi de anlamaya başlamış ve eskisi gibi isyan etmeyen bir hale gelir, hayırlı olsun. Ufak tefek tartışmalarınız olsa da, o bir bireydir ve bunları konuşarak halledebilirsiniz.

1. senenin sonunda, 24 yaşına gelen bilgisayarınız, artık ne istediğini bilen, kafası daha az karışan güzel mi güzel bir gençtir. Artık her şey rayına oturmuştur, ilişkinizde bir sorun çıkmaz. Tıkır tıkır ilerleyen ilişkiniz, 2. senenin bitimine -bilgisayarınız 48 yaşına gelene kadar- devam eder.

48 yaşındaki bilgisayarınıza, kullandığınız programların yeni versiyonları yükleyemez duruma gelmişsinizdir. İnternette gezinirsiniz ama eskisi gibi değil, teklemeye başlar; programları açar ama artık daha yavaş; bir işlem yaparsınız lakin sıkılgan tavırlar gösterir. Bilgisayarınızla ilişkiniz monotonlaşmaya başlamıştır. Artık başka bilgisayarlara gözünüz kayıp, “Aaa bu ne güzelmiş, yeni mi aldın,” diye evde sizi bekleyen bilgisayarınızı ufak ufak aldatmaya başlarsınız. Elleriniz başka klavyeler üzerinde gezinmeye başlamıştır.
Ben yeni tüm bilgisayarları hunharca kullanayım ama sahibi olacağım bilgisayar birinci el olsun, ikinci el almam,” sendromu kendini göstermeye başladığı dönem tam da bu dönemdir.

Cüzdanınız yeni bir bilgisayar doğumu yapamayacak durumdaysa, bir süre daha eldekiyle idare edeceksiniz demektir. 48 yaş olur, 50, 52 ve giderek artar. Bilgisayarınız yorgundur, sizi neşelendirecek bir yenilik sunamaz. Eserekli halleri, menopozlu/andropozlu kişileri andırır. Aniden sıcak bastı diye ısınır, birden ısındığı için küsüp kapanır, bir programı açmakta zorlanınca, “Eskiden açabiliyordum ben bunu,” diye ağlayıp hard diskten “tırt tırt“, sesler çıkararak için için ağlar. Kendi haline bırakın.

72 yaşına geldiğinde ise elinizde, bir köşede oturup sudoku çözen ya da pencereden mahalleyi seyreden yaşlı bir bilgisayarınız vardır. İyi kullanmışsanız, bilge tavrıyla size ara ara hizmete devam eder; kötü kullanmışsanız sürekli aynı dedikoduları yapan, iletişim kurmaktan sıkıldığınız bir yapıya döner ve kafası gidip gelmeye başlar.

Son demlerini yaşayan bilgisayarnız 96 yaşına kadar size zor da olsa hizmete devam etse bile, “Bırak beni,” demektedir, “Bırak git ve huzurla köşemde öleyim, beni unutma.

Ve cüzdanınızı karşınıza alıp ciddi ciddi konuşma vakti gelmiştir.
“Hayatım, yeni bilgisayar yapalım mı?”

Tansu Yalkın

Reklamlar

Bilgisayar sahibi olmak” üzerine 2 yorum

  1. Çok eğlenceli olmuş 🙂 Güzel bir bilgisayar anatomisi. Keşke kendi hayatlarımızdan bahsederken de böyle eğlenceli şeyler yazabilsek. Elinize ve emeğinize sağlık. Başarılar.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s