Hangi demokrasi?

Demokrasi geride kalan bir kişinin hakları için değil çoğunluğun despotluğa varan yönetim biçimi sanılıyor. Din temellerine oturtulmuş ve bilinçli olarak cahil bırakılmış halk, biat kültürüyle koşulsuzca itaat ediyor. AKP’nin belli bir tabanı var ve bu taban üçer çocukla birlikte biat kültürüne eklenip duruyor. Üstüne yine AKP’nin işine geldiği için değiştirmediği ve muhalefetin nedendir bilinmez umursamadığı %10’luk seçim barajı belli bir kesimin mecliste temsil edilmesine imkan bırakmıyor. Varsa yoksa AKP, CHP, MHP ve BDP…

Varsayalım ki başbakan haklı ve Gezi Parkı başlığı altında toplanıp “yeter artık, duy sesimizi,” diyenlerin sayısı bir avuç insan. 56-57 milyonluk seçmenden sadece 1 milyonu çapulcu (sayının daha fazla olduğunu bilmekle beraber, iyice küçültelim). Bu bir milyonluk kitleyi mecliste temsil eden bir parti var mı?
Yok.
Direnişçiler seçimlerde kime oy verecek?
BDP’ye mi? Onun tabanı zaten belli, bu süreçte bazı sempatizanları olabilir ama ne kadar ihtimal dahilinde?
MHP desen, ağaçlar kesilirken dozerlerin önüne atlayan ülkesini sevdiğini söyleyen, milliyetçi milletvekilleri değildi. Bunun herkes farkında.
Yoksa, oylar bölünmesin mantığı ile istemeye istemeye verilen, muhalefet yapmasını bilmeyen, beceriksiz, pasif, CHP’ye mi?

Alternatif var mı?
Yok.

Seçime kadar çıkar mı bilinmez ancak seçimlere kadar bu kitlenin mecliste temsiliyeti ne kadar güçlü olabilir düşünmek gerek. Her partinin tabanı takım tutar gibi parti desteklerken, demokrasi diye adlandırılan ve %10’luk seçim barajını barındıran sistemde AKP’nin yine birinci parti olarak çıkması kimseyi şaşırtmamalı.

Bu direniş AKP oylarını ne kadar törpülemiş olabilir, yarısını mı? %25… Yoksa yarısından fazlasını mı? %20 yeterli mi? Bunlar kanımca iyimser tahminler. Umarım yanılırım ancak yanılsam bile birinci parti kim olacak? AKP dışında tek başına hükumet kurabilecek güç hangisi? CHP’mi? Yoksa bir koalisyon hükumeti mi direnişe anlam katacak?

Hangi partiye sempati beslersek besleyelim, hangi düşüncede olursak olalım %10’luk seçim barajı olan bir ülkede demokrasiden söz edilemez.

Bu direniş, siyasal bir parti örgütlenmesi adı altında toplanmadığı ve mecliste güçlü bir şekilde temsil edilmediği sürece despotlukla yönetileceğiz. Hem de tarihte eşi görülmemiş baskılarla.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s