Spor Savcısına Sorular

Sevgili spor savcısı…
Görevin nedir? Kimleri içeri atacaksın? Neye göre ceza kesip, soruşturma başlatacaksın? diye sormak istedim…

Her yer Taksim, her yer direniş,” diye 15 saniye bağırılınca mı soruşturma açarsın yoksa 120 saniye bağırılınca mi?
Tüm stat başka tezahürat yaparken, iki kişi kendince bağırsa ve sen bunları kamerada görüp tespit etsen, ertesi gün evlerinden alır mısın o kişileri?
Kahrolsun bazı şeyler,” tezahüratı, siz savcılar için siyasi bir slogan mıdır mesela?
Ya da,
Tüm stat üç dakika boyunca sussa ve protestosunu böyle yapsa, sustular diye soruşturma mı açarsın?
Peki ya,
Tayyip çok yaşa, başımızdan ayrılma,” diye tüm stat bağırsa, kinaye olduğunu nereden anlarsın?
Belki,
Tüm stat, “her yer …., her yer …,” diyecek ve noktalı yerlerde susacak… Noktalı yerleri sen mi dolduracaksın da suçlayacaksın insanları?

Ah be spor savcısı işin çok zor.
Hakan Şükür milletvekili olduğu halde spor yorumculuğu yaparsa, Hakan Şükür’ü şikayet edip soruşturma başlatmak zorunda kalabilirsin, zira pek çok kişi onu orada yorumcu olarak değil, siyasetçi olarak görebilir ve belli bir kesimi tahrik etmekten içeri atmak zorunda kalabilirsin?
Yapar mısın bunu?

Başbakan dahil, herhangi bir milletvekili-bakan, protokol tribününde maç izlese, varlığı ile stadı tahrik etmesine ses çıkartacak mısın? Bu kadar ileri nasıl gideceksin?
Başbakan ya da bir vekil bir final sonrası kazanana kupa verse, siyasi kimliği ile orada bulunup kupa vermekten soruşturma açılacak mı? Zira bazı kişileri kişileri varlığı ile tahrik edebilir.
Kasımpaşa kulübünün Recep Tayyip Erdoğan isimli stadyumu için, “İsmini değiştirin, spor ve siyaset yan yana gelmez,” diyecek misin?
Başbakanımız “Ben Fenerbahçe taraftarıyım,” diyemeyecek mi? Fener atkısını boynuna dolayıp iki demeç verse tavrın ne olacak?

Kulüplerin ve Futbol Federasyonu’nun basiretsizliğini fırsat bilip, spora müdahale etmeyi kollayan siyaset yüzünden orada bulunduğunu biliyorum sayın savcı. Varlığın zaten siyasi bir yapılanma iken, sen nasıl statlarda bizi izleyeceksin?

“Varlığım siyasi nedenden ötürü,” diye kendine soruşturmayı açar mısın, burada ne işim var diye?

Tansu Yalkın

Reklamlar

Bakanlar ve Rakamlar

Saygıdeğer Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, “800 TL büyük para. Geçinilmez diye bir şey yok. Geçinirsiniz” diyor ardından bir diğer saygıdeğer Bülent Arınç, bir başka saygıdeğer kişi olan Hakan Şükür’ün yorumculuktan aldığı parayı açıklıyor. Haftada 14bin. 800 TL büyük para ise, 56bin TL nedir?

Bu, 70 kişinin emekli maaşı toplamı demek. Günlük 35 TL çalışanın yanında (800TL/22 iş günü), her gün yapmadığı iş için günlük 2.545 TL (56.000/22 iş günü) alınması demek.

Peki ya milletvekili maaşları genel istatistiklere göre ne demek?
Türkiye’de 4/A kapsamında çalışan 12 milyon kişi günlük ortalama 50 TL kazanıyor. Bu rakam içerisinde yer alan 5 milyon asgari ücretlinin ise günlük ortalama kazancı sadece 25.8 TL ile sınırlı kalırken, milletin asiline göre vekilinin kazancı günlük ortalama 433 TL düzeyinde. Yani bir milletvekili günlük olarak asgari ücretliden 17 kat, ortalama bir gelire sahip olan bir çalışandan ise 9 kat daha fazla kazanıyor. Maaşların milli gelire oranı ise %56 dolaylarında. Emekliliklerinde yaş sınırı olmayan milletvekillerimiz ayrıca emekliliklerinde 6 bin TL bonus alacaklar.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ise Türkiye’de (İstanbul’da değil, bir semtte hiç değil) sokakta yaşayan çocuk sayısını sadece 24 olduğunu açıklamıştı daha üç gün önce ve yedi ay önce de bu rakam resmi olarak 42 bin, gayri resmi 200 bin dolayındaydı. http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=368588

Saygıdeğer bakanlarımızın rakamlarla arası iyi olmadığı açık, halka neyi nasıl hissettiriyor farkında değiller. Halka karşı orantısız rakam kullanımı demektir bu.

Tansu Yalkın